egenin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
egenin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2011 Salı

Ege'nin En Güzel 10 Kasabası

Ege Denizi gibi dünya denizcilik tarihinin başlangıç noktası olan bir suyun kıyısında bulunan bölgemiz, insanlığın da en eski yerleşim alanlarından biri. Tarihte çok sayıda uygarlığın vatanı oldu, barbarların istilasına uğradı. Kasabalar defalarca yıkılıp yeniden kuruldu.
Her seferinde farklı bir biçim ve zenginlikle ortaya çıktılar. Milas ya da Foça’daki bir caminin veya binanın malzemesine baktığınızda onun alt katmanlarında binlerce yılın izini bulabilirsiniz. Jürimiz, kültür ve tabiat mirası açısından olağanüstü güzelliklere sahip ve kendini korumayı başarabilmiş 10 kasabayı seçti. Artık size de buraları gezmek kalıyor…

1. TİRE


Salı pazarı ile ünlü
Tire: Anıt Çınarların Gölgesinde Kabak Kemaneler Çalınır Keçeler Dövülür
Tire, İzmir’e yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta bir ilçe. Tarihi bir yerleşim. Hitit, Frig, Roma, Aydınoğulları ve Osmanlıların tabaka tabaka oluşturduğu bir mirasın üstünde oturmuş, pek çok uygarlığı yaşamış, bin yılların ötesinden geliyor.
Kente tarih içinde “Ulemalar yatağı”, “Eski taht şehri”, “Rum’un meşhur kenti” gibi tanımlamalarda bulunulmuş; Evliya Çelebi ise onun için “Şehr-i muazzam” sözünü kullanmış.
Tire yeşilin yurdudur. Günümüz insanının “Yeşil Tire” damgasını vurması boşuna değildir. Güme Dağları’nın kuzey eteklerinde, türlü zenginlikleri bağrında barındırarak sere serpe uzanır. Kestane, ceviz, kiraz gibi nice bereket ağacı o yamaçları süsler. Aşağılara inildikçe zeytinlikler ve incir bahçeleri çoğalır. Aşağıdaki Küçük Menderes Ovası, yeşil gözler güzelliğinde size bakmaktadır.
İzmir’den Tire’ye ulaşmak için karayolunu kullanmak en doğrusudur. Garajdan bir Tire otobüsüne atladığınızda yaklaşık 1,5-2 saatte Tire’de bulursunuz bendinizi. Kendi aracınızla gidecekseniz, İzmir-Aydın karayolundan Ödemiş sapağından saparak ya da İzmir-Aydın otobanı Tire-Selçuk kavşağından sapıp Belevi’den Tire’ye yönelmeniz gerekir.
Belevi-Tire yolu daha cazip, güzellikleri önünüze sermekte cömert bir rotadır. Yol boyunca karşınıza çıkıveren ve birçoğu anıtsal değer oldukları için koruma altında bulunan çınarlar bile bu yolu seçmek için yeterlidir.
Yeşilin yurduna giden yol,
yeşil güzellikler içinden geçer ki,
tarihe adım adım yaklaştığınızı da o çınarlar duyurur size.
DAĞIN, OVANIN BEREKETİ TİRE PAZARI’NDA KÖPÜRÜR

Küçük Menderes Havzası’nda günler öyle pazar, pazartesi, salı diye adlandırılmaz. Özellikle Ödemişliler günleri pazarlara göre adlandırır, ona göre anıp buluşma günleri saptarken kullanır. Girey, Pazar günüdür. Gocabazar, Ödemiş pazarının; Bellembolu Beydağ’ın, Keles ise Kiraz’ın pazarının olduğu günün adıdır. Tire pazarı salıları kurulur. Yörede “salı” yerine “Tire bazarı” sözü kullanılır.
Tire pazarı alabildiğine geniş, zengin çeşitliliği ve ürün bolluğu ile çevredeki en önemli pazarların başında gelir. Tire’nin köyleri dahil bütün halkının çok rağbet ettiği bu pazara, Kuşadası’ndan, Selçuk’tan turistler de gelmektedir.
Bu pazarda sebze meyveden giysiye, keçeden semere, urgandan yorgana, tencere tavadan bisiklete, motosiklete kadar her şey satılır. Dağın ve ovanın bereketi tezgâhları adeta köpürtür. Yeşil başta olmak üzere akla ziyan bin bir rengin cümbüşü kaplar ortalığı. Sanki burası pazar değil, bir şenlik

yeridir.

tire köftesi:

Tire Kebabı olarakta bilinir. Minik şişlere dizilmiş halde yapılan köfte genellikle yanında maydanoz ve domates ile üzerinde bol tereyağı gezdirilerek servis edilir. Sadece kıyma ve tuz kullanılarak yapıldığı söyleniyor.

Servis yapılırken yanında ayrı tabaklarda turşu, yoğurt ve soğanda getiriliyor.

2. CUNDA

4 Ağustos 2011 Perşembe

Ege'nin En Güzel 10 Kasabası

Ege Denizi gibi dünya denizcilik tarihinin başlangıç noktası olan bir suyun kıyısında bulunan bölgemiz, insanlığın da en eski yerleşim alanlarından biri. Tarihte çok sayıda uygarlığın vatanı oldu, barbarların istilasına uğradı. Kasabalar defalarca yıkılıp yeniden kuruldu.
Her seferinde farklı bir biçim ve zenginlikle ortaya çıktılar. Milas ya da Foça’daki bir caminin veya binanın malzemesine baktığınızda onun alt katmanlarında binlerce yılın izini bulabilirsiniz. Jürimiz, kültür ve tabiat mirası açısından olağanüstü güzelliklere sahip ve kendini korumayı başarabilmiş 10 kasabayı seçti. Artık size de buraları gezmek kalıyor…

1. TİRE


Salı pazarı ile ünlü
Tire: Anıt Çınarların Gölgesinde Kabak Kemaneler Çalınır Keçeler Dövülür
Tire, İzmir’e yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta bir ilçe. Tarihi bir yerleşim. Hitit, Frig, Roma, Aydınoğulları ve Osmanlıların tabaka tabaka oluşturduğu bir mirasın üstünde oturmuş, pek çok uygarlığı yaşamış, bin yılların ötesinden geliyor.
Kente tarih içinde “Ulemalar yatağı”, “Eski taht şehri”, “Rum’un meşhur kenti” gibi tanımlamalarda bulunulmuş; Evliya Çelebi ise onun için “Şehr-i muazzam” sözünü kullanmış.

Ege'nin incisi Bozcaada

Ege'nin incisi Bozcaada

Son yıllarda adından sıkça söz edilen Çanakkale'nin Bozcaada ilçesi, camisi, kilisesi, dar sokakları ve Osmanlı ile Rum mimarisinin özelliklerini taşıyan bitişik nizamlı evleriyle, kalabalık şehirlerden kaçıp, farklı bir atmosferde vakit geçirmek, dinlenmek isteyenlere bu imkanı sunuyor.
Kaymakam İbrahim Çenet, Türkiye'nin Kuzey Ege'deki incisinin Bozcaada olduğunu söyledi. Adanın, doğrudan boğazın bütün esintilerini aldığını, doğal bir kliması bulunduğunu belirten Çenet, bunların uzun yaşamanın sırrını beraberinde getirdiğini bildirdi.